KUZEY DENİZİ - İSTANBUL
11 Temmuz 2009 Rila Manastırı - Makedonya Dağevi | 11 Temmuz 2009 Rila Manastırı - Makedonya Dağevi |
|
|
|
Güzergah için buraya tıklayınız. Hadi Bismillah uyanıyoruz. Yine yağmur. Gene yağmur. Habire yağmur. Rila manastırına rahmet yağıyor. Çevre ormanlardan sıcaklığında etkisiyle yağmurdan hemen sonra buharlar fışkırmaya başlıyor ve dumanlar ve bulutlar oluşuyor. Bu bulutlar akşama mutlaka bize yağmur olarak dönecek düşüncesindeyiz. Otelimiz kahvaltısız olduğu için gidip kafeteryada kahvaltı yapıyoruz. Fırın henüz açık değil. Ekmeksizde yola çıkmak istemiyoruz. Fırın sabah saat 9.30 da ancak kapılarını açıyor. Allah'tan sıcak ekmek var. Biz 1 ekmek yeter diyoruz ve sonra bakkala gidip biraz peynir ve konserve balık alıyoruz. Domates soslu balık. Sonra yağmur yağmadan yola çıkalım diyoruz. Nede olsa artık hava durumunu tahmin edebiliyoruz. Öğleden sonraları yağmurlu. Manastırın bize göre arka kapısından çıkarken bir adam bizimle İngilizce konuşmaya başlıyor. Kanada'dan geliyormuş ve kendine bir yıl zaman ayırmış ve Avrupa ve Balkan ülkelerini dolaşıyormuş. Bizim aksimize arada arabaya binip ancak doğa bakımından cazip yerleri yürüyormuş. Türkiye'ye gelme düşünceside varmış. Kaçkar'larda yürüyecekmiş. Hoşsohbet Kanadalı ile 5 kilometre sonraki yol ayrımında ayrılıyoruz. O otostopla yoluna devam ediyor bizde ormana dalıyoruz. Orman yolunda ilk yol duraklama noktasında kahvaltı yapıyoruz. Daha doğrusu çikolatalarımızı yiyiyoruz. Hafiften yeniden yağmur başlıyor. Biz nehre paralel yürüyoruz. Bugün şehirlilerin balık tutma günü. 4 X 4 çekişli bir arabası olan elinde oltasıyla buraya gelmiş. Yolda aynı balıkçıları birkaç defa görüyoruz. Hep daha güzel bir av yeri arıyorlar. Rastgele diyoruz. Küçük dereler ana nehirle buralarda birleşiyor. Biz hem tabiatın güzelliği ile mutlu oluyoruz hemde günümüz iyi geçtiği için seviniyoruz. Yeni yapılan bazı evlere geldiğimizde yeniden yağmur başlıyor bizde evlerin yanındaki bir barakaya sığınıyoruz. Kyra'ayla bakışıyoruz. Eh, durmuşken karnımızıda doyuralım. Konserveler, peynirler, domatesler vede soğanımız çıkıyor. Zengin açık büfemiz hazır. Ekmekte halis muhlis köy ekmeği. Konserve balığın ilk lokmasında ağzımız buruşuyor. Bir konserve bu kadarmı lezzetsiz olur bu kadarmı kötü kokar. Zehirlenmekten korktuğumuz için hemen atıyoruz. Tabiiki yağmurun altında fotoğraf çektirmeyide ihmal etmiyoruz. Yüzümüz halen gülüyor hiç olmazsa. Suyumuzu doldurduktan sonra yeniden yol başlıyor. Haritaya göre köprüdn sonra sağa dönmemiz gerekiyor ama sağda işaret yok. 200 metre kadar yürüdükten sonra tereddütte kalıyoruz. Allah hemen bir yardım ekibi yolluyor. Geçen bir arabayı durduruyoruz. Burada dağ başında geçenin bize denk gelmesi büyük bir tesadüf. Adamın üstünde Albert Heijn gömleği var ve Hollanda'ca konuşuyor. Tabiiki genel olarak tüm Balkan ve orta doğu ülkeleri vatandaşları gibi harita okumasını bilmiyor. Bizde yeniden kendi yöntemlerimizle yönümüzü tespit için geriye dönüyoruz. Yolumuzun bundan sonraki bölümü tamamen macera. Sağa gitmemiz gereken yol doğru ama balta girmemiş orman gibi. Uzun yıllar bu patikayı kimse yürümemiş ve patika hemen çok bir şekilde yamacı tırmanmaya başlıyor. Dik dediysem dik. Oflaya puflaya çıkmaya başlıyoruz. Şansımız var, yeniden yağmur başlıyor. Şansımız çoğalıyor, yağmur artıyor. Çok şanslıyız bugün yağmur dinmiyor ve benim yazlık yürüyüş ayakkabılarımın için küçük bir havuz oldu. Zaten ponçomuzun altındada ıslandığımızdan kuru yerimizde kalmadı gibi. Dağ bitmiyor. Yol işaretleri buralarda iyi sayılır. Arada ikimizde konsantre bir şekilde yolu ve işaretleri aramamız gerekiyor ama sonundabuluyoruz. Bir dağ keçisi gibiyiz. Dallara, köklere, otlara, taşlara tutunarak ve toprağı tırmalayarak yükseklere turmanıyoruz. Yol dediğime bakmayın siz burası belli belirsiz bir çizgiden ibaret. Ağaçlarda olan yol işaretleri bizi yavaşça ama düzenli olarak 2000 metrenin üstüne çıkarıyor. Yanıbaşımızda delice düşen şelalelerin sesleri var. Yolumuzun kendisi yoğun yağmurdan dolayı dere oldu. Tam yolumuz bitti dediğimiz anda yeniden bir tepe daha çıkıyor karşımıza ve biz bu zorluklarda beş saatten beri yoldayız. Yani bu yanlızca tırmanış bölümü ve hem Kyra hemde ben son enerji kırıntıları ile gidiyoruz. İman kuvveti gibi. Ha geldik ha geleceğiz gibi. Dokunsalar ağlayacağız. Sonunda bir yol ayrımına geldik. Hava yoğun sisli ve önümüzü göremiyoruz. Kyra '' Sis olmasa ne güzel manzara vardır'' diyor. Bende sis perdesinin arkasında görmesekte güzellikler vardır, üzülme diyorum. O anda bir an 15-20 saniyeliğine perde açıldı ve doğa güzelliği en bakir en güzel haliyle gözümüzün önünde belirdi. Allah'tan dilediklerin hemen oluyor. Yeter ki sen gönülden dile. Nihayet kalacağımız Makedonya dağevini görüyoruz. Yaklaştığımızda buranın Makedonya olmadığının farkına varıp bulunduğumuz yerde neredeyse ayaklarımızın bağı çözülüyor. Yürüyemiyoruz bir an. Çöküntü anını yaşıyoruz. 7 saat oldu bu yağmurda yürümeye başlayalı. Hertarafımız ıslak ve üşümeye başladık. Makedonya dağevide sislerin arasında 5-6 saniye gözüktü. 300 metre kadar uzağımızda. Küçük bir derede artık ıslanma düşüncemiz olmadan yürüyoruz. Bundan daha ıslak olmamız mümkün değil. Makedonya dağevinin kapısı açık. İçeride kimseler yok. Dağevinin tamiratı yapılıyor. Herşey yenileniyor. Soba büyük odanın ortasında. Tamirden dolayı kapının önünde tahtalar var ve Allah'a şükür dağevinin içinde kuru tahtalarda var. Sobayı yakıyorum. Kuru gazeteleri mutfaktan raflardan aldık. Kuru tahtalarda kısmen gelen fırının ambalajından kullandık. Oda ısınmaya başladığında bende çözüldüm, üzerimdekileri ancak çıkarıp Kyra'nın yaptığı ipe astım ve kurumaya bıraktım. Sobanın sıcaklığı iliklerimize kadar üşümüş ve ıslanmış olan bize tropik ülke güneşi dopingi yaptı. Keyfimiz yerine geldi. Kuru ekmek ve konserve yesekte sorun yok. Dışarıdaki esen sert rüzgar, yağmur ve fırtına da bizi üzmüyor artık. Bu havada dışarıda kalmadığımızada seviniyoruz. Yemekten sonra koskoca dağevinde sıcak yataklarda keyifli bir uykuya dalıyoruz.
Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 976
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. |
||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Bugün | 178 |
| Dün | 194 |
| Toplam | 61897 |