ANASAYFA
Sultanlar Yolu Hırvatistan PDF Yazdır

Sultanlar Yolu – Hırvatistan

Sultanlar yolu’nun Hırvatistan ayağı 3 eski Osmanlı sancağından geçiyor. Peç, Pojega ve İlok sancakları. Her üç sancakta eski Osmanlı ve daha sonra Macar imparatorluğu topraklarında olan yerler ve buralarda Türkleri anımsatan çok şey var. Tabiiki Macarlar ve osmanlıdan önce gelen Avar Türklerinide unutmamak gerekir. Avar Türkleri 6. Yüzyıldan itibaren bu bölgeye yerleşip Türk medeniyetini buraya yerleştirmişler. Slavonya bölgesi aynı zamanda bir Türk tarihi yatağıda denilebilir. Peç sancağına bağlı olan ve şimdiki Macaristan sınırları içinde olan Mohaç kentinde yürüyüşümüz başlıyor. Evliya Çelebi seyahatnamesinde detaylı olarak anlatılan Mohaç kasabasında günümüzde osmanlıdan kalan bir eser bulunmamaktadır.

Sultanlar yolu 2008 yılında Sedat Çakır tarafından yeniden keşfedilerek hem tarihe hemde turizme kazandırılmıştır. 8 ülkeden geçen Sultanlar Yolu için Hollandada kurulan vakıf Türklerdende diğer Hollandalılardan olduğu gibi ilgide beklemektedir.

Mohaçtan Tuna boyunu takip ederek tarihi  1526 Mohaç meydan muharebesinin olduğu yere varıyoruz. Muharebe alanı Mohaç şehrinin 8 kilometre dışında ve Satorhely köyü yakınlarında. Açık hava müzesi olarak tasarımlanan muharebe alanında hem dünyada olan en kısa meydan muharebelerinin birinin tarihi anlatıldığı gibi Macar tarihide anlatılmaktadır. Mohaç meydan muharebesi yanlız 2,5 saat sürüp kırkbin askerin ölümü ile sonuçlanmıştır. Kanuni Sultan Süleyman savaşı kazanmasına rağmen Macar kralı 2. Lajos’u kahraman olarak kabul etmiştir.

 

 

 

 

‘’ Muharebesi veya Mohaç Meydan Muharebesi (Macarca: Mohácsi csata), 29 Ağustos 1526'da, Osmanlı İmparatorluğu ve Macaristan Krallığı orduları arasında meydana gelen ve Macaristan'ın büyük bölümünün Osmanlı hakimiyetine girmesiyle sonuçlanan savaştır. Savaş, sayıca üstün Osmanlı ordusunun hafif süvarileri, o zamana kadar Avrupalılar'ın karşılaşmadıkları 300 seyyar top ve etkin tüfek kullanımı sayesinde, Macar ordusunun esas gücü olan ağır süvarilerini kısa sürede kaybetmelerini takiben, ağır bir Macar yenilgisi ile sonuçlanmış, Osmanlılar Macarları hezimete uğratmıştır. Savaş iki saat kadar sürmüştür.Dünyada en kısa sürede en ağır yenilgiyle sonuçlanan savaştır. Savaş, Habsburglar'la yakınlaşan Macaristan'ı, kendisine yönelik tehdit olarak gören Osmanlı Devleti'nin, bu konudaki endişelerini giderecek taleplerini içeren anlaşma girişimlerinin sonuçsuz kalması üzerine, askeri güç kullanma kararı almasının sonucudur. Osmanlı Devleti Rumeli'ye geçtikten sonra (1353) Macarlar, Katolik dünyasının öncüsü olarak, Osmanlıların karşısına çıktılar; fakat yapılan çatışmalarda yenilgiye uğradılar. Özellikle, iki defa kuşatıldığı halde (1440 ve 1456) alınamayan Belgrad'ın Osmanlı Devleti tarafından ele geçirilmesi (1521), Macarlara büyük bir darbe oldu, fakat Macar krallığının gücünü kırmadı. Belgrad'ın alınmasından sonra da Macaristan ve Osmanlı Devleti arasında savaşlar devam etti. Sınır beylerinden Yahyapaşaoğlu Bâli Bey, Kanuni Sultan Süleyman'a Drava ve Sava ırmakları arasındaki Macar topraklarının alınmasını teklif etti. Kanuni'nin Macar seferine karar vermesine, Kutsal Roma Germen İmparatoru V. Karl ileFransa kralı I. François (Fransuva) arasındaki rekabet sebep oldu. I. François'nın Pavia'da V. Karl'a yenilerek esir düşmesi üzerine, François'nın annesi Louise de Savoie, Chancelier Dupart'ın etkisiyle, İstanbul'a elçi göndererek Kanuni'den, oğlunun kurtarılması için yardım istedi. Kanuni, V. Karl'ın gücünü kırmak için bu yardım teklifini olumlu karşıladı; Osmanlılara karşıEflak ve Boğdan Voyvodalıklarıyla ile anlaşan Macarlara savaş açmaya karar verdi. Kanuni Sultan Süleyman, 10 Mart 1526'da Rumeli kumandanlarına, Anadolu Beylerbeyi Behram Paşa'ya, BosnaBeylerbeyi'ne ve Kırım Hanı'na sefere hazırlanmaları için emir verdi. Sefere Kapıkulu Askerleri, Suriye ve Mısır vilayetlerinin askerleri de katıldı. Kanuni 23 Nisan 1526'da 50.000 - 60.000 kişilik ordu ve 300 top ile sefere çıktı. Rumeli beylerinin kuvvetleri de bu orduya katıldı. Yolda Petervaradin, Ujlak, Eszek kaleleri fethedildi. Eszek kalesinde, seferin hedefinin Budinolduğu orduya bildirildi. Drava Nehri aşıldı ve ordu Mohaç Ovası'na yaklaştı. Macar ordusu, Osmanlı ordusunu karşılamak üzere, Mohaç ovasına ordugâh kurdu. Ordunun başında, Macaristan kralı II. Lajos vardı. Macar kralı, Erdel voyvodası János Szapolyai'ye en kısa zamanda kendisine katılmasını bildirmişti. Fakat, 30.000 kişiyle yola çıkan Erdel voyvodasının, kralı kıskandığı için savaşa katılmaktan vazgeçtiği iddia edilmektedir. İki saat kadar süren Mohaç Muharebesi, Papalık tarafından o günkü Osmanlı akınlarına karşı son kalkan olarak görülenMacaristan'ın büyük bir kesiminin Osmanlı hakimiyeti altına girmesi açısından önemlidir. Bu savaş Osmanlı İmparatorluğu tarihindeki en kısa sürede ulaşılan zaferdir. Bu şekilde, II. Viyana Kuşatması'na kadar, Orta Avrupa ve Balkanlar'daki Osmanlı varlığı yerleşiklik kazanmıştır. Macar ordusu, Türk ordusunu karşılamak üzere, Mohaç ovasına ordugâh kurdu. Ordunun başında, Macar kralı II. Lajos ve başkumandan Nodor Bathory vardı. Macar kralı, Erdel voyvodası Janos Zapolya'ya en kısa zamanda kendisine katılmasını bildirmişti. Fakat, 30.000 kişiyle yola çıkan Erdel beyinin, kralı kıskandığı için savaşa katılmadığı söylenir. Kanunî Sultan Süleyman Han, çevreye gönderdiği akıncılarla, Macar ordusunun yardım almasını önledi. Türk ordusu, 28 Ağustos 1526'da Mohaç ovasına geldi. Başta Kanunî, veziriâzam İbrahim Paşa olmak üzere ordunun bütün kumandanlarıyla, eski ve tecrübeli askerlerinin katıldığı bir savaş meclisi toplandı. Bu mecliste Yahyapaşazade Malkoçoğlu Bali Bey, birbirlerine zincirlerle bağlı zırhlı Macar süvarilerinin çok tehlikeli olduğunu ve kitle halinde saldırının sakıncalı olacağını, düşmanın yan ve gerilerine yapılacak saldırıların daha çok yarar sağlayacağını söyledi; teklifi, padişah ve mecliste hazır bulunanlarca kabul edildi. Macar ordusu, kendi savaş planı gereğince iki safa ayrıldı. İlk saf, merkez, sağ ve sol olmak üzere kuruldu. İkinci saf ise dört koldan meydana geliyordu; II. Lajos da bu safta bulunuyordu. Macar ordusu, 29 Ağustos'ta saldırıya karar verdi. Mohaç ovasının bir yanı bataklık (Karasu bataklığı), öteki yanı tepelikti. Osmanlı ordusu, Bâli Bey'in teklifi üzerine, arka arkaya üç saf hâlinde düzene girdi. Ön safta veziriâzam İbrahim Paşa kumandasında Rumeli askeri, ikinci safta Behram Paşa kumandasında Anadolu askeri, üçüncü safta ise yeniçerilerle padişah bulunuyordu. Savaş planı gereğince, Macar saldırısı beklenecek, saldırılar Türk ordusunun merkezine yönelince, Türk kuvvetleri yanlara doğru açılarak, Macar süvarisini topların karşısında bırakacaktı. Savaş, Macarların saldırısıyla başladı. Rumeli askeri, plan gereğince, bir süre çarpıştıktan sonra geri çekilerek Macar zırhlı süvarilerini topların karşısına getirdi; Bâli Bey kumandasındaki akıncılar da düşmanın çekilme yollarını keserek, onları çember içine aldılar. Anadolu kuvvetleri üzerine saldıran Lajos'un kumandasındaki ikinci saf da aynı tuzağa düşürüldü. Bütün Macar ordusu topların önüne çekildikten sonra, 300 top birden ateşlendi; Macar ordusu dağıldı. II. Lajos ve yanındakiler, kaçan askerlerle birlikte Karasu bataklığında boğuldu. Savaş alanında altı gün dinlenen Türk ordusu, Macar krallığının başkenti Budin üzerine yürüdü. Başta kraliçe Maria olmak üzere soylular, devlet adamları ve Macar halk kaçtığı için, şehirde yalnızca Yahudiler kalmıştı. Yahudilerin başkanı Salamon'un başında bulunduğu bir heyet, Foeldward kasabasında, Budin kalesinin anahtarlarını Kanunî Sultan Süleyman Han'a teslim etti. Osmanlı Devleti, bu savaşla, Avrupa'da öteden beri Osmanlılara karşı Hıristiyanlığın en güçlü müdafaa hattını kırmış oldu. Aynı zamanda, Macar topraklarının parçalanması ve kademe kademe bütün Macaristan'ın ilhakına yol açacak seferler (Osmanlı-Avusturya savaşları) için ilk adımı da attılar. Osmanlı kuvvetleri, Budin'e girmiş olmakla birlikte, Belgrad'ın muhafazası için stratejik önemi bulunan Sirem bölgesi hariç, önce Macaristan'ı doğrudan idareleri altına almayarak, Avrupa'yla aralarında, kendilerine bağlı bir tampon devlet haline getirmeyi uygun buldular. Bu, muhtemelen Kanunî'nin Avrupa'da takip etmek istediği denge siyasetinin bir sonucuydu. Aslında tâbiiyet altına alma politikası, Osmanlı fetih metotlarından biri olup, âni fethin ortaya koyabileceği tepkilerin dozunu dengelemek amacını taşımakta; ancak yavaş yavaş Osmanlı idaresine ısındırılan bölge, daha sonra tamamıyla ilhak edilmekteydi. Nitekim Macar tahtı, Macar asilzâdeleri tarafından kral seçilen Yanoş Zapolya'ya bırakıldı. Muharebede Macar kralı II. Lajos'un öldürülmesi üzerine Macar tahtı vârissiz kalmıştı. Szekesfehervar'da (Osmanlı döneminde İstolni Belgrad) toplanan Macar dieti (asiller meclisi) Erdel voyvodası János Szapolyai'yi Macar kralı seçti. Macar asillerinin bir kısmının bu durumu kabullenmeyerek Habsburghanedanından Avusturya arşidükü I. Ferdinand'ı kral seçmeleri, 1528'de Szapolyai'nin Osmanlı Devletinden yardım istemesine neden olacak ve ilerleyen yıllarda yaşanacak olanOsmanlı-Avusturya savaşlarına ve I. Viyana Kuşatması'na yol açacaktı. ‘’ NOT: tırnak içinde olan sarı bölüm ayrı bir kare içinde olacaktır. Mohaç açık hava müzesini yürüyerek olmasada arabayla Türkiyeye giderken ziyaret etmenizi tavsiye ederiz. Burada yolumuz Udvar sınır kapısı üzerinden Hırvatistan. Sınır kapısından Tuna nehri boyuna doğru kıvrılarak Draž kasabasına ulaşmaktadır. Burası sakin bir kasaba olup Kopaçki Rit doğa koruma alanı başlangıcı sayılı. Kopaçki Rit 291 kuş çeşidiyle bir kuş cenneti sayılır ve her yıl onbinlerce kuşsever buraya akın etmektedir. Buradan Batina kasabasına yol ayrımı vardır. Batina Osmanlı menzillerinden olup aynı zamanda Sırbistandaki Sultanlar Yoluna bağlantı vermektedir. Batina ile Beli Manastır arasında olan eski Osmanlı yolunun restorasyonu ile ilgili girişimler başlamış olup ilerleyen zamanlarda tamamlanması düşünülmektedir. Draž’dan itibaren küçük bir dağ olan Banonska takip edilerek bağlar arasından Beli Manastır şehrine ulaşılır. Beli Manastır Kanuni Sultan Süleyman’ın 1.Viyana seferinde konakladığı yerlerden biri olup burada Erdel voyvodası Janos Zapolya ile görüşme yapmıştır. Beli Manastır Osmanlı menzilleri içinde yer alırdı. Beli Manastır günümüzde Baranja bölgesinin önemli şehirlerinden biri olup Osmanlı eseri barındırmamaktadır. Banonska Dağının güney eteklerini takip ederek Karanac köyüne varıyoruz. Burada Sklepić ailesinin güzel pansiyonun konaklayabilirsiniz. Size Dennis Türk kabağının Hırvatistan ve Macaristandaki tarihini anlatsın. Her sabah ey yapımı ekmek, recel ile kahvaltı yapabilirsiniz. Tabiiki nefis ve taze günlük değil o anlık yumurta ile. http://www.sklepic.hr/ Sklepić 31315 Karanac, Kolodvorska 58 tel: +385 (0) 31 720 271 Karanac’ta bulunan ünlü Baranjska Kuca restoranında güzel balık yiyebilirsiniz. Ara köy yolundan Knezevi Vinogradi’de bulunan Türk yoluna ve şehir merkezinde olan Osmanlı mahzenine ulaşıyoruz. Mahzenler Osmanlı menzillerini bir parçası olarak 1526 yılında yapılmıştır ve sonraki dönemlerde genişletilmiştir. Günümüze ancak 3 kat mahzen kalmıştır. Mahzenler Belje şarap fabrikasının mahzenleri olarak kullanılmaktadır. Şarap fabrikasının her saat başı başlayan ücretsiz turu ile içinin ziyareti mümkündür. Osmanlı menzil sistemi o dönemde işleyen en mükemmel ulaşım ve haberleşme sistemi olduğunda Osmanlı devletinin uzun dönem ayakta kalmasına yardımcı olmuş olan bir sistemdir. Belje şarap fabrikası mahzenlerin restorasyonuna ve yaşamasına özel ilgi göstermektedir. Buradan yolumuz düz ve verimli ovalardan Darda’ya düşüyor. Baranja ovaları geyik bakımından epey zengin olan bir bölge ve devamlı olarak geyik ve ceylanları görerek yürüyoruz. Buradaki bölge halkının hiçbir zaman açlık çekmeyerek refah içinde yaşadığını görebiliyoruz. Bölge verimli toprakları ile her zaman tüm büyük devletlerin ilgi alanı içinde olmuştur. Darda Kanuni Sultan Süleyman’ın ünlü 8 kilometrelik tahta köprüsünün bitiş noktasıdır. Evliya Çelebinin 1663 yılındaki ziyaretinden notlardan çifte kuleli kale ve kale içinde 50 hane ve bir camiden söz edilmektedir. Kale surları dışında bir han ve 10 dükkan olarakta notlarında yer almaktadır. Günümüzde köprü ayaklarının ancak bir, iki tanesinin kalıntıları vardır. Kanuni Sultan Süleyman’ın köprüsünün yeniden yapımı için çeşitli çalışmalar var. Sedat Çakır ve Sultanlar Yolu bu girişimleri desteklemektedir. ‘’Kanuninin köprüsünün fotoğrafı gelecek’’ Buradan itibaren köprünün yolunu takip ederek 8 kilometre sonra serhat şehri Osijek’e ulaşıyoruz. Osijek Osmanlı döneminde Essek olarak anılmaktadır. 1686 yılına kadar Osmanlı yönetiminde kalan şehir en güzel dönemini o zamanlar yaşamıştır. Avusturya yönetimine geçtikten sonra şehirde bulunan köprü yakılmış ve mevcut olan 21 cami yıkılarak yerlerine kiliseler yapılmıştır. Müslüman ahali Boşnak bölgelerine göç etmiştir. Göç etmeyenlerde zorla Hrıstiyanlaştırılmıştır. Osijek’te bir mescid bulunmaktadır. Eski kale de Sultan Süleyman camisinin yerine Fransizkan rahipler bir kilise yapmışlardır. Kilisenin hemen yanı başında kale kapısından gelen yol kaldırım olarak anılmaktadır. Kaldırım ve sokak kelimeleri Sırpça ve Hırvatçada Türkçede olduğu anlamda kullanılmaktadır. Eski şehir meydanına yakın olan St. Michael kilisesi Gazi Kasım paşa camisi ve türbesinin üzerine yapılmıştır. Yakın zaman kazılarında Cami planı ve türbe temelleri bulunarak meydan zemin taşlarında sarı taş kullanılarak belirgin hale gelmiştir. Eski ve yeni camiler gelerek dua etmenizi bekliyor. Osijekten sonra yolumuz Cakovo (Djakovo) şehrine düşüyor. Osmanlı döneminde ilim merkezi olan Cakovo’da günümüzde yanlız bir tane kiliseye dönüştürülmüş cami ayakta kalabilmiştir. Şehir içinde sokak isimli restoranda geleneksel yöre yemeklerini yiyebilirsiniz. Djakovo’ya gelipte Ergele (Hergele) at tımar merkezini görmemek olmaz. Djakovoda Baranja bölgesinden çıkıp Srem bölgesine giriş yapıyoruz. Vinkovci ile henüz elimizde yeterli bilgi bulunmamaktadır ve araştırmalarımız devam etmektedir. Vinkovci’den kalesi ile ünlü Şarengrad kasabasına geliyoruz ve buradan üzüm bağlarını takip ederek İlok şehrine varıyoruz. İlok Osmanlını önemli limanlarından biri. Osmanlı Tuna nehri ince donanmasının merkezi limanlarında olup bir İslami ilim merkezidir. Bölgenin o dönem en gelişmiş şehirlerinden biri olup onlarca cami ve mektebin olduğu bir merkez. Avusturya ve Macaristan yönetiminde insafsızca yıkılarak yok edilen cami ve mekteb binalarından yanlız bir hamam ve türbe kurtulabilmiştir. TİKA tarafından restorasyonu yapılan bu iki tarihi eser geçtiğimiz ay yeniden ziyarete açılmıştır. Sultanlar Yolu Hırvatistan ayağı son derece keyifli bir yürüyüş parkuru. Tarihi ve doğal güzellikleri sorun olamdan birlikte yaşayabileceğiniz bir bölge. Bölgede yürümek istersenin Sultanlar Yolu pasaportunuzu almayı unutmayınız. Sultanlar Yolu’nun Hırvatistanda oluşumunda yardımlarını esirgemeyen Hıtrvatistan Turizm bürosu müdürü İgor Cupahin’e teşekkürlerimizi sunarız. Ayrıca Osijek şehrinde bize özel ilgi gösteren Osijek Baran Turizm müdürü Antonio Sobol’a, rehberimiz Darko Mrkonjic’e, Hırvat Türk dostluk vakfı başkanı Damir Juric’e, Osijek Prijatelj Grada başkanı Ljiljana Maul’a ve Sultanlar Yolu dostu güzel insan Mirela Vitman’a yardımları için candan teşekkürü borç biliriz. Kroatisch Nationaal Bureau voor Toerisme Nijenburg 2F, 1081 GG Amsterdam T:+31(0)20-6616422 F:+31(0)20-6616427 www.kroatischverkeersbureau.nl Başka bir Sultanlar Yolu yürüyüşünde görüşmek üzere. Fouad Krim Kaynakça: Wikipedia, www.sultanstrail.com
Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 9729

Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.



 
< Önceki   Sonraki >

FOTOĞRAF GALERİSİ

ZİYARETÇİ İSTATİĞİ

Bugün143
Dün109
Bu Hafta980
Bu Ay1990
Toplam641537

Kimler Çevrimiçi






Şifrenizi mi kaybettiniz?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

BAĞIŞ PANELİ

Miktar Giriniz:

QFAST

YAZI ABONELİĞİ

FAVORİLERİME EKLE

Ekle: Mr. Wong Ekle: Webnews Ekle: Icio Ekle: Oneview Ekle:  FAV!T Social Bookmarking Ekle: Favoriten.de Ekle: Seekxl Ekle: Social Bookmark Portal Ekle: Bookmarks.cc Ekle: Newsider Ekle: Linksilo Ekle: Readster Ekle: Yigg Ekle: Linkarena Ekle: Digg Ekle: Del.icoi.us Ekle: Reddit Ekle: Simpy Ekle: StumbleUpon Ekle: Slashdot Ekle: Netscape Ekle: Furl Ekle: Yahoo Ekle: Blogmarks Ekle: Diigo Ekle: Technorati Ekle: Newsvine Ekle: Blinkbits Ekle: Ma.Gnolia Ekle: Smarking Ekle: Netvouz Ekle: Folkd Ekle: Spurl Ekle: Google Ekle: Blinklist