Sultanlar Yolu - Avusturya yol íşaretlemeleri
Sultanlar Yolu’nun Viyana’da başlayan güzergahı Simmering’den itibaren işaretlendi. Nisan ayında ilk işaretleme çalışmaları Şaban Çakır, Petra Turnovsky, Marjan Kerssens ile başladı ve Eylül ayında Guus Post ve ekibi tarafından sonuçlandırıldı. Guus Post ve ekibi Trautmansdorf an der Leitha kasabasında Trautmansdorf kilisesi misafirhanesinde ağırlandılar. Kilise görevlisi ve Trautmansdorf’da bir cafe-restoran işleten Karin Strohmaier ve kasabada ikamet eden Martina Maurer Sultanlar Yolu yürüyüşcülerini misafir etmekten büyük bir mutluluk duyduklarını ifade ettiler. Sultanlar Yolu vakfı ve yürüyüşcüleride misafirperverlikleri için teşekkürlerini sundular. Trautmansdorf kasabasında Sultanlar Yolu tabelasınıda bulabilirsiniz.

Sultanlar Yolu Girişimi sürdürülebilir gelişmeye öncülük eden ve kültürel mirası koruyan bir kültür turizmi güzergâhıdır. İnsiyatifin amacı, Kanuni  Sultan Süleyman’ın ayak izlerini takip eden bir ağ oluşturmaktır.  2009 yılında başlayan bu ağ, Avusturya Viyana’dan başlayıp İstanbul’da sonlanan 2200 km.’lik bir güzergâhı içerir. Yol - işaret çalışmaları tamamlandığında, Sultanlar Yolu Avusturya, Slovakya, Macaristan, Hırvatistan, Sırbistan, Bulgaristan ve Türkiye’yi de içine alarak 7 ülkeden geçecektir. Dünyanın en önemli kültür yollarından biri olan Sultanlar Yolu, dünyanın her yerinden gezginleri bölgenin misafirperverlik ve saygı gibi geleneklerini yeniden keşfetmeye ve buna dâhil olmaya davet etmektedir ki böylelikle, daha refah, adil ve barışçıl bir dünyanın temelini oluşturacak ilişkiler ve kaynaklar gelişecektir.Sultanlar Yolu’nun Avusturya güzergahı Simmering’den Kanuni Sultan Süleyman’ın otağını kurduğu yerde başlayarak Trautmansdorf an der Leitha’ya tek güzergah olarak gidiyor ve burada güzergahın kuzey kolu Brück an der Leitha ve Hainburg üzerinden Slovakya istikametine gidiyor.  Brück an der Leitha orduların menzillerinden biri. Bad Deutschen Altenburg’da Türk tepesine tırmanıyoruz. Türk tepesi eskiden askeri olduğu kadar günümüzde romantik bir yer. Akşam yıldızların altında tüm Tuna boyu ayaklarının altında. Viyana’nın ışıkları önünde ve Bratislava’nın ışıkları ardında. Dün ve bugün stratejik bir nokta. Buradan sonra Türk mevzilerini takip ederek Hainburg kasabasına varıyoruz. Burası özellikle 2. Viyana seferinde büyük savaşları yaşamış olan bir yer. Kalenin Blutgasse kapısından günlerce kan aktığı rivayet ediliyor. Buradan yolumuz Wolfsthal sınır kapısı üzerinden Slovakya.  Hainburg’da hemen merkezde döner yemeden yola devam etmeyin Ali Baba Döner Kebab Hauptplatz 2, Hainburg. Sahibi Ali Özkan abiyede çok çok selam iletin. Döner dağıtımcısı Halil Özsoy Türk misafirperverliğini sunarak gözlerimizi yaşarttı.  Kuzey güzergahı sizlere Tuna boylarını yaşatacaktır. Tuna’nın hayatımızda olan önemini göreceksiniz. Yeşil Tuna hakikatten üstüne ağıtlar yakılacak kadar hoş ve narin.  Güney güzergahımız Trautmansdorf an der Leitha’dan hemen sonra eski sınır nehri olan Leitha’yı geçiyoruz. 1. Dünya savaşı mağluplarından Avusturya-Macaristan imparatorluğunun eski ortaklarında Avusturya ve Macaristan büyük topraklar kaybetmişlerdir. 1.ve 2. Dünya savaşlarında Macaristan topraklarının 60%lık bölümünü kaybetmiştir. Savaşın hazin bir sonuçu olarak günümüzde Avusturya topraklarında olan Burgenland eyaleti eski Macaristan topraklarıdır. Buradan Purbach kasabasına doğru Leithe ormanlarını aşıyoruz. Burası kaybolmaya çok elverişli. Dikkatte edilmesi gereken yerlerden. Askeri atış bölgesi olduğundan dönem dönem atış tatbikatları yapılıyor.  Purbach Osmanlı için önemli yerlerden biri. Viyana seferine giden ordu buradan geçer ve çevrede bulunan çokça bağlardan üzüm alınır ve yenilir. Yerel ahali savaş tehlikesinden dolayı kaçtığından üzüm bedelini ödeyecek kimse bulamazlar. Yenilen üzüm bedeline fazlasıyla yetecek kadar altın üzüm bedeli olarak bağa bırakılır.  Purbach yerel efsanesine göre geri çekilen Osmanlı ordusu yine buradan geçer ve bazı yeniçeriler şarap mahzenlerine dalarak içerler ve sarhoş olarak mahzende sızarlar. Ordu yoluna devam eder ve köye gelen ahali mahzendeki yeniçeriyi kovalar ve kaçarken yeniçeriyi bacadan yakalarlar. Yeniçerinin sızdığı ve yakalandığı mahzen, ev ve baca halen daha mevcut olup haftanın belirli günlerinde ziyaret edilebilir. Buradan güzel gül manzaraları içinde yolumuz Macaristan’a çıkıyor. Bu yolu baharda ve yaz aylarında yürürseniz muhteşem kiraz ve dut ağaçları arasında temiz ve taze kiraz ve dut yiyerek ve ecdadı yadederek gidebilirsiniz.  Sultanlar yolu tarihi, Roma ve Bizans tarihi ile başlamakta ve Kanuni Sultan Süleyman’ın birinci Viyana seferi ile Kara Mustafa Paşa’nın ikinci Viyana sefer yolunu modern zaman gezginlerine, tarih ve doğa aşıklarına açmaktadır. Bu yol Sırp ve Bulgar dilinde Çarların, Sultanların şehrine giden yol, anlamına gelen Tsarigradski Put veya Carski Drum olarak da anılmaktadır. Biz de sizlerle birlikte bu zevkli yolculuğun Viyana’dan başlayan; Estergon, Budapeşte, Mohaç, Belgrad ve Sofya üzerinden geçen; Kapıkule’den itibaren Türkiye sınırları içinde Edirne üzerinden devam eden ve Topkapı Sarayı bahçesinde bitecek olan bölümünü yaşayacağız. Bu sayede Roma döneminden beri varolan yer yer Via Militaris olarak anılan ve Osmanlı döneminde en şaşaalı dönemini yaşayan bu yolu yeniden tanıma imkanımız olacak. Bir dahaki sefere Sultanlar Yolu’nun Slovakya ayağının işaretlenmesini sizlerle paylaşacağız. www.sultanlaryolu.com www.sultanstrail.nl  
Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 13497

Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.